Selim, hayatin agirligini ruhunda tasiyan, hem gecmisinin gölgeleri hem de bugünün baskilari
arasinda sikismis bir akademisyendir. Üniversitede yasanan talihsiz bir olay, onu yillardir
ustalikla sakladigi karanlik odalarla yüzlesmeye zorlar. Yalnizligi bir bozkir gibi genisler;
cocuklugunun izleri, yarim kalmis hayalleri ve asla söyleyemedigi cümleler geri döner. Selim,
kendi icinden gecerek nereye varilabilecegini bilmeden yürür; hayati boyunca taktigi maskeler
birer birer düserken geriye yalnizca kirilgan bir ruhun ciplak hakikati kalir.
Bu yolculugun en sasirtici tanigi ise bir insandan cok daha fazlasidir Yüzyillardir elden ele
dolasmis, unutulmus bir kitabin kendisi. Selimin yasamina sizan bu ihtiyar anlatici, ona hem
gölge hem isik olur; gecmisin küllerini, hafizanin sarsintilarini ve insan ruhunun derin cöllerini
kelimelere tasir. Ruhun Bozkiri, yalnizlikla yüzlesmenin, hafizayla hesaplasmanin ve insanin
kendi kaderinin kiyisinda verdigi sessiz mücadelenin romani. Bir kitabin, bir insanin ve bir
hayatin kesistigi yerde okuru uzun süre birakmayacak bir hikaye.