Bir yazarin son nefesi, kaleminden dökülen son mürekkep damlasiyla degil; O mürekkebi yüreginde tasiyacak bir evladin suskunluguyla baslar.
Tas bir evin duvarlari arasinda, daktilo tikirtilariyla örülmüs bir hayatBir yanda kelimeleriyle dünyayi yeniden kuran, sefkati derin bir kuyu, zekasi keskin bir isik olan Canan. Diger yanda, annesinin yazdigi her satiri kendi kaderi gibi sirtlanan, adiyla firtinalar koparan Rüzgar.
Bu, sadece bir anne oglun hikayesi degil; sevginin maddeden nasil siyrildiginin, mürekkebin nasil kana dönüstügünün ve bir evin nasil bir evrende evrildiginin destanidir. Bu 100 bölüm boyunca, daktilo tuslarindan yildiz tozlarina, deniz altindaki gizli yazitlardan gökyüzündeki bulutlara kadar uzanan bu yolculukta, ölümün bir son degil, sadece bir üslup degisikligi oldugunu göreceksiniz.
Bazi hikayeler okunur, bazilari ise yasanir.
Bu hikaye ise, biten her sayfanin ardindan yeniden baslar.